|
||||||||||||||||||||||
|
|||||||
|
Kayıt ol | Resim Upload | Üye Listesi | Forumera Posta Kutusu | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
| İçimden Geldiği Gibi İçinizden gelen istediğiniz yazıları paylaşın.. |
| Etiketler: independent, mika |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Medulla Spinalis
|
31 Temmuz 2007 Salı Ak bir sayfa da biz açalım. Eskiden olduğu gibi tekrar günlük tutmaya karar verdim. Malzeme o kadar fazla ki yazmaya takadim kalmıyor. * Öncelikle “Sabah 5 gibi ayakta olmak nasıl algılanabilir?” sorunsalı üzerine düşünebiliriz. Melankolizm zirve yapmış olabilir ya da aşırı kuraklığın boy gösterdiği şu sıcak günlerdeki bir başka problem tüm dehşetiyle kendini göstermiş olabilir. Bahsettiğimi düşündüğünüz şey çok yakınlarınızda pusuda olabilir. Evet bahsettiğimiz şey: SİVRİSİNEK. “Bir sivrisinek ne kadar zararlı olabilir ki” diye sakın düşünmeyin. En önemlisi çalışıyorsanız ya da çalışıyor olduğunuzu boşverin, uykunuz zerre kadar sizin için değerliyse bir sivrisinek sizin en büyük düşmanınız olmuştur artık. Sezen Aksu’nun bir şarkısından esinlenerek Hisar’da gözyaşı yüzdürmeye karar verdiğimiz günden itibaren yaptığımız büyük fedakarlıkları ve çektiğimiz çileleri düşünürsek bir hayli yıprandık ki şu an buna, ev arkadaşlarımın memleketlerinde keyif yaptıklarını da eklersek kıskanma ya da kıskandırmaya yönelik kelimeler yazmamaya ne derece özen gösterdiğimi bilmenizi isterim. Şunu da belirtmeliyim ki Hisar’da zerre kadar inanmadığım Darwin’in evrim teorisini dahi destekleyecek türden sivrisinekler türemiş. Bu kadar ürkütücü sivrisineklere “Ortakışla” dışında rastlamamıştım. Tabi orada durum farklıydı. Boyutları ufak lakin milyonlarca sivrisinek vardı. Hisar’daki sivrisineklerin en önemli özelliği çok büyük olmaları ve de sürekli aç olmaları. Başbakan’ın da dediği gibi “durmak yok, yola devam“ sloganıyla sürekli pusudalar. Ayrıca bir kez ısırıldıysanız size karşı bağışıklık kazanıyorlar. Kesinlikle tavana ya da sizin göreceğiniz bir yere konmuyorlar. Çeşitli saldırı taktikleri mevcut; bir çoğunu deşifre etmekle birlikte hala zafiyet içinde olduğumu belirtmeliyim. Kamikaze team ve saldırıları: İki veya daha fazla terörist sivrisinek tarafından uygulanan bir saldırı şeklidir. Gece görüş teknolojisi olmayan teçhizatlı birliklerinizi hedef alır. Yakın Plan Saldırıları: Yatağınızın ya da çevrenizdeki her türlü materyalin en kuytu köşelerinde pusuya yatarlar. Uyumanızı beklerler ve gittikçe size yaklaşırlar. Psiko team ve psikolojik harp usulü saldırıları: Bu grup, sivrisinek toplumunun "kültürlü" kesimini temsil eder. Yargı ve eğitim kurumları başta olmak üzere her türlü kamu kuruluşunda görev alırlar. Askeri karargâhlarda brifing alıp “28 Şubat” tan sonra hizmet vermeye başlarlar. Vurucu timden ziyade ailelerin ve de toplumun iç huzurunu hedef alan "toplum mühendisi sivrisinekleri" olarak da lanse edilirler. Toplu şekilde gezerler. Bir tanesinin topundan ya da topuğundan vurursanız diğerlerini de vurmanız an meselesidir. Ev sahibim balina Neriman, kılıbık kocası, Beykozlu yaşlı amcalar, fitness salonu mübaşiri Yasemin ve Saadet zinciri ekolünden gelen bakkalımızdan sonraki bölümlerde bahsedeceğiz. Şimdi İSKİ’ye gitmem gerekiyor/Altunizade. Ardından 1.köprü, Mecidiyeköy ve İncirli. “Yapacak çok işim var”
______________________ ![]() _________________________________ Olur da saklanamazsın diye _________________________________ Saymaya devam ediyorum . _________________________________ [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] Konu fLash tarafından (08-08-2008 Saat 06:16 ) değiştirilmiştir.. Sebep: cancan |
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
|birçocuğunbüyüklüğü|
|
Sivrisinekler de mi siyasete bulaşmış? Tarz iyi. Adını zikrettiğin kişileri daha ziyade merak ettim. Fakat sıfatlarını esefle karşılıyorum. Mika başkası değil miydi? 'Üç + 1' yine yeniden.
______________________ - "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" diyen balzac'tan, "mülkiyet hırsızlıktır" diyen proudhon'a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çevirdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldığı sopayla koruyan ilk insanda gören rousseau'dan, "banka soymak değil, banka kurmak suçtur" diyen bakunin'e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının yegâne temeli olarak suçun tarihidir. -
ışık ergüden / sessizliğin anarşisi |
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
A Question of Heaven
|
bunu sen mi yazdın flash? bir yazar yazmış gibi sanki:S
______________________ İnsanlar sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için.. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için.. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için.. Korkusuzca yaşanılan bir dünya için.. |
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
Özel Üye
|
Flash'ın bu konulardaki çaba ve yazılarının başarısını biliyoruz zaten ![]() Yine çok hoş bir yazı olmuş.Ellerine sağlık.
______________________ .................................................. ..................... Th€ ßLu€ NiGhT iN Th€ MooN LiGhT * 2014 * ** ƒσŕυм ∂σκτσŕυ ** .................................................. .....................
|
|
|
|
|
#6 (permalink) |
|
Usta Forumeralı
|
siyasete bulaşmayan mı kaldı? ![]() ![]() ![]() Bu arada flash güzel bir çalışma ellerine saglık...
______________________ ![]() Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne... Acırım tükrüğe billahi tükürsem yüzüne... ![]() Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar. Ne de şeytan bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni; Bırak vehmimde gölgeni, Gelme artık neye yarar... |
|
|
|
|
#7 (permalink) |
|
Medulla Spinalis
|
5 Ağustos 2007 Pazar Yine hicran dolu günleri andım Yıllar gözyaşına karışıp gitmiş Ürperdim ve yerimde kalakaldım Dostlar düşmanlarla barışıp gitmiş *** Nerden çıktı diye düşünmenize bile gerek yok. Çok ünlü olduğuna inandığım lakin kimin söylediğini dahi bilmediğim bir şarkının sözlerinden ibaret yukarıdaki dizeler. Biricik kardeşimin arşivinden çıktı. Bir hediye olarak kabul ediyorum. ‘Borçlusun abi’ diye içinden geçiriyordur belki de. En kısa zamanda modemini yollayacağım len kerata. Çalışan bir insan için Pazar günleri elbetteki huzur dolu geçmelidir. Beynimi kemirircesine tırmalayan sorular dahilinde uyumayı arzuladım. Ne mümkün. Bir sağa, bir sola debelenip durdum. Yorgunluktan bitap düşene kadar bu böyle devam etti. Sağlıklı bir gülüşle uyanamadım bir türlü. Tabii böyle olunca saati tekrar kurdum. Tekrar. Tekrar. Tekrar... Sonunda ‘telefonumun odası’nı değiştirdim ve kalktım.. Her zamanki alışkanlığım, belirlediğim bir kitabı bitirmeye koyuldum. (3 haftalık alışkanlık 20 yıla bedel olabilir, kelimeleri yadırgamamalı) Okuduğum kitap Pardaillan serisinin 2. kitabı “Aşk Destanı”ydı. Okurken sürekli saat kaçtır diye içimden geçirince dikkatim dağılmakta ve sinirlenmekteydim. Arada sırada odamı değiştirip gitarımı elime aldım. Biraz tıngırdatmamla sıkılmam bir oluyordu. Kötü çaldığımdan değil yeni parçalar öğrenebilme umudum, aklıma gelen soru ve sorunlarla yerle bir oluyordu. Altı-üstü mikrofonu gitara takıp program vasıtasıyla akorunu düzeltecektim ve de birkaç tab sayesinde gönlümü ferahlatacaktım. Birazcık soru ve sorunları bir papatyanın yapraklarını tek tek kopardığımız gibi vicdansızca ya da umursamaz şekilde açalım. “Zaman” kavramı sizin için neler ifade ediyor? Ben “zaman” diye bir şeye özü itibariyle inanmıyorum açıkçası; lakin mecburiyet ya da alışkanlıkları olan insanlar nedeniyle aşırı derecede uyumsuzluk çekmemek için bu düşüncemi çok açmıyorum. Açıldı açılacağı kadar diyebilirsiniz, sorun değil. Belki sadece şu dünya aleminde zaman vardır şeklinde düşünsek bile dünyadaki “zaman” kavramının dahi bir icat sayılması bu tezimizi çürütmez mi? Misila (mesela) asansör kolaylık sağlayan bir icat olduğu gibi; kullanmadığımız takdirde "bizim bir nevi yobaz ya da cahil olduğumuzu aleme ilan eden bir vasıta mı olur ?" şeklinde de düşünülebilir. Fikrim o ki: “Zaman” kavramına inanmayabiliriz; inanmak zorunda da değiliz zaten ama onu kullanmak mecburiyetindeyiz kimi zaman. Çünkü ‘boğazı yüzerek geçmenin’ ne denli abes olacağı düşünülürse “zaman” da bir nevi deniz otobüsü hüviyetinde olmuyor mu? Çift katlı integraller gibi sevilmeyen ve hasır altı edilen çift katlı acizliğimizin bir kısmını “zaman”la kapatıyor olduğumuz da bir başka gerçek değil mi? Ya da her birimiz farklı bir hayat yaşadığımıza göre ve de düşüncelerimizin oluşma ve de ulaşma hızı bile farklıyken saatlerimiz (zamanımız) neden farklı değil? Yine dizelere kulak veriyoruz birkaç saniye. *** Bir zamanlar parıldayan o taçlar Tâcdârlara sîne açan yamaçlar Altın yamaçlarda zümrüt ağaçlar Hicran kervanına karışıp gitmiş *** Aklımdaki soru ve sorunlardan bir tanesi bile bu değildi. Kafanızı karıştırdıysam kusura bakmamanızı istirham ederim. Haftasonumun, gönlümün ve de aklımın huzuru için yapılması gerekenler vardı. Misila (mesela) şohpen keşmekeşinin ortadan kaldırılması, ocakta dönüşüm işleminin yapılması ve çamaşır makinesinin aktif hale getirilmesi gibi. Temizlik ve ortalığın toplanmasını henüz işin içine bile katmadık. Cumartesimin yoğun geçmesi de eli-mahkum pazarı mahzun bir şekilde beklemeye itti. Problemin başlangıcı ve en büyüğü bir nevi anasına gelecek olursak kimdi biliyor musunuz? BALİNA Neriman. Biraz da sizlere ev sahibemi anlatmam gerekiyor. 43 ila 48 arası bir yaşa sahip olduğunu düşündüğüm bu insan, ev arkadaşlarımdan birine aslen “Diyarbekırliyem” demişse de bazı muhtelif yerlerde yaptığım araştırmalarda “Rizeli” olduğu açıkça anlaşılmıştır. Küt saçları, siyah ufak gözleri ve de vahşi çehresinde oluşan gamzeler kişiliğinin izlerini taşır. Yaptığı anlamsız esprilere gülmek zorunda kaldığımız zamanlarda kahkahaları kulağımızı tırmalamakla birlikte kilosuyla orantısız delikanlı bayan profili oluşturma çabası da bizi endişeye gark etmektedir. Birilerine ille de bir lakap takılacaksa hep iyi şeyler söylenmesinden yana olsam da insanlara bir böcük gibi bakan bir şahsiyet karşısında ne yapacağımı düşünmeden edemiyorum. Tebessümüm dahi değerlidir ki yeterince lütufta bulunduk bu sahibemize. Her defasında umursamazlık, her defasında yukarıdan bakmalar. Bu asil ruh kalemiyle cevap verdiği gibi bir Cuma akşamı “hatırlarsanız bahsettiğiniz başka bir şohpen vardı, onu almam gerekiyor. Nerede?” diyebiliyor. "Suç ve Ceza"nın unutulmaz karakteri Raskolnikov gibi üstün insan olduğumu ve de önümdeki en büyük engelin bu bayan olduğunu düşünmedim değil. Neyse ki nefretimi şerbet niyetinlen içiyorum. Balina Neriman demekten kendimi alıkoyduğumu sanmayın; günahı sizin.
______________________ ![]() _________________________________ Olur da saklanamazsın diye _________________________________ Saymaya devam ediyorum . _________________________________ [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] Konu fLash tarafından (08-08-2008 Saat 06:36 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#8 (permalink) |
|
|birçocuğunbüyüklüğü|
|
Yazı okunurluğu sağlayacak akıcılığa sahip. Üslup rahat ve samimi. Hoş olmuş. Devamı vardır. Beklemedeyiz.
______________________ - "her büyük servetin arkasında bir suç gizlidir" diyen balzac'tan, "mülkiyet hırsızlıktır" diyen proudhon'a; eşitsizliğin kaynağını, etrafını çevirdiği toprakları kendinin kabul ederek, eline aldığı sopayla koruyan ilk insanda gören rousseau'dan, "banka soymak değil, banka kurmak suçtur" diyen bakunin'e... toplum tarihi, paranın ve sopanın iktidarının yegâne temeli olarak suçun tarihidir. -
ışık ergüden / sessizliğin anarşisi |
|
|
|
|
#9 (permalink) |
|
ღო..ebu'mM..ღო
|
gerçekten çok hoş zevkle okudum devamını bekleriz..... ![]()
______________________ ![]() ..Somebody please tell me that I'm dreaming..It's not so easy to stop from screaming.. ..But words escape me when I try to speak.. .. ..And though the end is near I'm not sorry..Catch my soul cos it's willing to fly away.. ..Mark my words please believe my soul lives on..Please don't worry now that I have gone.. ..I've gone beyond to see the truth.. 15/07-06/10-09/11~2008 ~ eü ~ |
|
|
|
|
#10 (permalink) |
|
Medulla Spinalis
|
14 Ağustos 2007 Salı Kira vaktinin gelmesi her kiracıda olduğu gibi bizde de bir miktar strese neden oldu. O yüzden biraz eğlenmek gerektiğini düşündüm. Ama nasıl? Düşün, düşün, düşün. Ve alaylı bir tebessüm yüzümde beliriverdi. Züğürt Ağamız Seçkin Bey ve insanlara bir böcük gibi bakan ev sahibemiz Eğreti Neriman için ufak bir senaryo yazıverdim; sahne onlara kalıyor yarından itibaren.. Sayın Madam Ev sahibemiz olduğunuz günden itibaren aramızdaki diyaloğun kalıcı olması için elimizden geleni yaptık ve de yapmaya devam ediyoruz. Kira zamanımız olan ayın 15’inde herhangi bir aksama olmaması için arkadaşlara gerekli talimatları verdim. Bu ayki kiraya gelecek olursak yaptığım harcamalardan kalıcı olanlarını dünyanın her yerinde olduğu gibi ev sahibesinin hesabına yazdım ve kiradan düştüm. Tezgah + şohpen + musluk işçilik ücreti: 80 ytl, Malzeme ücretleri: 15 ytl > 80+15= 95 ytl 600-95= 505 ytl mektubun içine özenle yerleştirildi. Depozito ücretinin diğer yarısı olan 600 ytl şahsım tarafından özenle korunmaktadır. Ev arkadaşlarım Seçkin ve Burak size güvenmemi ve de aynı zamanda bu güvenin kontratla paralel devam etmesini istiyor. Kontrat yapıldığında 600 ytl elinizde olacaktır. Süreci hızlandıran taraf olarak bizleri anladığınızı düşünüyoruz. Marmara Üniversitesi yüksek lisans öğrenci işlerinde kayıt işlemlerinin başlamasıyla beraber çalışma saatlerimiz de uzatıldı. Bu yüzden bana ulaşmakta sıkıntı yaşayabilirsiniz. Ki yorgun olduğum zamanlar ziyaretçi kabul etmiyorum. Arkadaşlarıma dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. Gerekli gördüğünüz eksiklikleri ya da takdirlerinizi bize bildirirseniz seviniriz. Burak: ********** Seçkin: **********
______________________ ![]() _________________________________ Olur da saklanamazsın diye _________________________________ Saymaya devam ediyorum . _________________________________ [Bu Linki Görüntüleyebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. ] Konu fLash tarafından (08-08-2008 Saat 06:40 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|